ÇIRAKLIK VE YAYGIN EĞİTİM GENEL MÜDÜRÜ SAYIN
Necmettin YALÇIN’ININ
05.02.2008 TARİHİNDE KUŞADASI’NDA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ MÜDÜRLERİNE HİTABEN YAPTIĞI KONUŞMA. |
Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Bakanlığımızın merkez ve taşra teşkilatının değerli yöneticileri hepinizi en kalbi duygularımla, sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bu çok güzel fiziki alanda sizlerle birlikte olmaktan son derece heyecanlı ve mutluyum.
Sayın Bakanımızın defahaten dile getirmiş olduğu Türkiye’nin “İstikbal Davası Eğitimdedir” sloganı ile ve yine yoksulluğun ve cehaletin ilacı eğitimdir. Bilgi toplumu ve küreselleşmede ana unsurun eğitim ve bilginin olduğu gerçeğinden hareketle Halk Eğitimi Merkezlerinin yeni dönemdeki fonksiyonları önem arz etmektedir. Bu merkeezler toplumun her katmanını,insan hayatının her safhasını hedef olarak kabul etmiştir. Yeni dönemde özellikle Halk Eğitimlerde sadece açık öğretim sınav işleri değil, Halk Eğitimlerin, geniş anlamda bilgi toplumunun oluşturulmasında en etken birim olarak görev almaları gerektiği ve bunun birinci derecede sorumluluğunun siz değerli yönetici arkadaşlarımıza ve bizlere ait olduğu bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle bundan böyle bu tür seminerler ve toplantılar, dar anlamda görüşmeler, devam edecektir. İnanıyorum ki bu görüşmelerin sonunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunmamız ve bilgi alışverişini paylaşmamız uygulamalarda örnek projeleri birbirimize aktarmamız önemlidir.
Bu nedenle artık Halk Eğitim Merkezleri kişisel gelişim merkezleri, sürekli eğitim merkezleri olarak önümüze konulmuş bulunmaktadır. Yeni dönemdeki fonksiyonları yeni bilgiler ve donanımlarla bilgi teknolojisinin gerektirmiş olduğu insan hayatının her safhasında yenilenmenin zaruri olduğu ve bunun yansıması olarak ta bu bilgilerin özellikle yaygın eğitim boyutuyla toplumumuzun tüm katmanlarına ulaştırmasına sorumlu birimlerin başında Halk Eğitimi Merkezleri gelmektedir.
Değerli arkadaşlar! Yeni dönemde Sayın Bakanımızın da özellikle altını çizmiş olduğu okul öncesi eğitiminin yaygınlaştırılması, eğitim boyutuyla sokak çocuklarının eğitime uyumunun sağlanması, kız çocuklarımızın eğitime, göçle gelen nüfusun toplumsal hayata adaptasyonu toplumda o bölgeyle, o alanla uyum sağlaması, uyumsallaştırılması, aile eğitimi, kadınların çalışma hayatına katılmaları, okuma- yazma kurslarının yoğun bir şekilde devam etmesi, işsiz ve mesleksiz olan kitlenin özellikle mesleki eğitimden geçirilerek istihdama yönlendirilmesi, mesleki ve teknik eğitimin yeni dönemde çok daha önemli bir fonksiyon olarak toplumun bütün katmanlarında beceri kazandırma kursları ile yaygınlaştırılması gibi ana unsurlar Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanı içerisinde yer almış bulunmaktadır. Ve yeni dönemde özellikle mesaimizin çoğunu bu alana teksif etmemiz gerekiyor.
Değerli arkadaşlar; Sayın cumhurbaşkanımızın himayelerinde Mart ayının 2. haftasında Türkiye Okuyor kampanyasının STARTI verilecek. Bu kampanyanın üst sloganı ‘Türkiye Okuyor’.Halen ülkemizde 6,5 milyon okuma-yazma bilmeyen bir kitlenin mevcudiyeti göz önüne alındığında,. Kampanyanın ne büyük önem taşıdığı ortaya çıkmaktadır. Vatandaşlarımızın okuryazar hale getirilmesi başta örgün öğretim kurumları olmak üzere yaygın eğitim boyutuyla okuma kültürünün bir eylem olarak tüm yurtta genel anlamıyla yaygınlaştırılması Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleriyle yeni dönemde gerçekleştirilecektir. Ayrıca Bilgisayar okur yazarlığı becerisini artırmak için Türkiye Bilişim Derneği ile bu konuda bir protokol imzalanmıştır.
Bu 3 projenin uygulama alanları, genel koordinasyonunu, gözetimini ve denetimini yapacak olan birimlerin başında Halk Eğitimi Merkezleri gelmektedir. Bu nedenle yeni dönemde özellikle bu projelerin uygulanması noktasında Halk Eğitimi Merkezlerin çok yoğun bir çalışma ve gayretin içerisinde olmaları gerekiyor.
Sadece Halk Eğitim hizmetlerinin görevleri bununla sınırlı değildir. Bakanlığımızın Teşkilat yasasında yapılacak olan bir düzenlemeye esas olmak üzere Sayın Bakanımızın talimatlarıyla 3797 sayılı yasanın 18. maddesinde değişiklik yapılması teklifi yapılmıştır. Bu arada Eğitim Teknoloji Genel Müdürlüğü ile yapmış olduğumuz protokol kapsamında Açık Öğretim hizmetlerinin, Halk Eğitimi Merkezleri aracığıyla yürütülmesi esasa bağlanacaktır. Bu kapsamda ilk etapta Sayın Bakanımızın ve Müsteşarımızın yazılı talimatlarıyla size intikal eden Açık Öğretim irtibat bürolarının oluşturulması ve buna paralel olarak yapılacak yeni düzenlemeyle kitap dağıtımının yine Halk Eğitim Merkezleri kanalı ile yapılması, ayrıca ilk kayıt ve kayıt yenilemesi işlemlerinin yapılmasıdır ve buna ilişkin düzenlemeleri değerli yönetici arkadaşlar yapacaklardır. Bizim yeni dönemde Halk Eğitimi Merkezlerine bakışımız öğrenme, kültür ve sanat merkezleri geçmişle gelecek arasında bir köprü görevini üstlenmeleri yine Halk Eğitim Merkezleri; 2. şans okulları, hayat boyu öğrenme merkezleri, mesleki ve beceri kazandırma kurslarında rehberlik ,ev içi üretime destek veren, eğitimde eşitliği sağlayan, OKS ve ÖSS sınavlarında öğrencilerimizin özellikle vatandaşlarımızın belli bir kitlesine eğitim desteği sağlayan, sivil toplum örgütlerinin toplumsal dayanışmayı sağlamada itici bir güç olarak görevlerini devam ettirecek kurumlardır.
Değerli arkadaşlarım, sizler kurumlarınızda koordinasyonu ve iş birliği sağlayan, eğitime bir sosyal ortak olarak bu kurumları da katan merkezler olarak, yeni dönemde bu fonksiyonları çok daha üst derecede yerine getirmeniz gerekiyor. Özellikle gittiğim her yerde altını çizerek Türk toplumunun üç büyük sıkıntısından bahsediyorum ve bu ortak aklın kabul ettiği sıkıntılardır. Türk toplumunun hala cehaletle bir sorunu vardır. Türk toplumunun hala fakirlikle bir sorunu vardır. Maalesef, Türk toplumunun sosyal yardımlaşma, dayanışma ve hoşgörü noktasında bir sıkıntısı vardır.
Değerli arkadaşlar ,cehaletin de fakirliğinde sosyal dayanışmanın da temeli,ilacı eğitimdir, bilgidir bilgilendirmedir, istihdamdır. Beceri ve meslek sahibi olmaktır. Bu 3 sıkıntıyı giderecek merkezlerin başında halk eğitimi merkezleri ile mesleki eğitim merkezleri gelmektedir. Bu nedenle Sayın Bakanımız Kocaeli’nde Milli Eğitim Müdürleri ile yaptığı toplantı da, altını çizerek 2008 yılının mesleki ve yaygın eğitim yılı olarak çok daha aktif bir şekilde toplumun tüm katmanlarına yayılarak eyleme dönüştürülmesini istedi. Bunun anlamı artık Halk Eğitim Merkezlerimizin, tekrar ifade ediyorum hizmeti isteyen kitlenin ayağına götürerek, onların talepleri ve istekleri doğrultusunda hizmet üretmek, paylaşmak, bilgilendirmek, yardımlaşmak gibi fonksiyonel görevleri de vardır.

Hayat boyu öğrenme artık tüm insanlığın, özellikle tüm uygar ülkelerin gündeminde olan bir konudur. Hayat boyu öğrenmede insan hayatının çeşitli safhalarında mevcut bilgi ile yetinilmemesi, teknolojinin bilginin sürekli olarak değişimi sonunda yeni bilgilerin alınması, hayat boyu öğrenmenin mutlaka bir proje olarak ele alınmasını gerekli kılmaktadır.Bu konuda ben değerli arkadaşlarımla özellikle yeni projeler bekliyorum. Bu konuda Halk Eğitim Merkezlerimiz yeni dönemde de mutlaka mesailerinin birçoğunu buna teksif etsinler. Sadece Halk Eğitimin görevi bu mudur? Hayır.
Değerli arkadaşlarım, son dönemlerde özelikle Türk toplumunun sosyal yapısını erozyona uğratmak isteyen ve bir tehlike unsuru olarak görülen risk altındaki çocuklarımızın rehabilitasyonun diğer sosyal ortaklarla mutlaka gündeme alınarak ve bu konuda projeler geliştirerek uygulamaya konulması gerekir. Risk unsuru Türk toplumu için bir tehdit olarak maalesef devam etmektedir. Uyuşturucu müptelalığından , kapkaççılara, çok değişik alanlardaki tehlike yansımasının önünde, onu engelleyici unsurlar, inanıyorum ki halk eğitim merkezleri ve diğer sosyal ortaklardır. Bunlarla birçok projeler bazı halk eğitimi merkezlerimizin vasıtasıyla belli illerde yürütülmektedir. Geçenlerde UNİCEF, Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile Bursa’ da yapmış olduğumuz yerinde inceleme sonucunda, bu projenin aile eğitim boyutunda risk unsurunun ortadan kaldırılmasına ilişkin örneklerini gördük.
Değerli arkadaşlar biz yeni dönemde internet erişim merkezlerinin, daha önceki yazılı talimatlarımızla oluşturulmasını ön gördük. Bununla ilgili Ulaştırma Bakanlığı, Halk Eğitimi Merkezlerine verilecek bilgisayarların ihale işlemlerinin hukuki boyutunu sonuçlandırdı. Aldığımız bilgilere göre bilgisayarlar, kısa bir sürede teslim edilecektir.
Türkiye Bilişim Derneği ile yapmış olduğumuz protokol kapsamında derneğin H.E.M’ ne sağlayacağı teknik yardım da göz önüne alındığında bu merkezlerin halka açık eğitim amaçlı olarak kullanılması gerekir.TUİK araştırmalarının kayıtlarına göre halen Türkiye’de %22 oranında bilgisayar kullanımı var. AB sürecinde bir ülke için %22 çok düşük bir orandır.Bu oranın yükseltilmesinin alt yapısını oluşturacak merkezlerimiz H.E.M’ dir.Özellikle Bakanlığımız, bilişim teknolojisinin yaygınlaştırılması,bilgisayar okur yazarlığının yaygınlaştırılması konularında Halk Eğitimi Merkezlerini öncü bir birim olarak belirlemiştir.
Bu konuda size çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Okuma- yazma ile ilgili Ulusal Eğitime Destek Projesi kapsamında Türkiye’nin hedeflerinden biri de, okumaz- yazmaz vatandaş kitlesinin en asgariye indirilmesidir. Bunu gerçekleştirecek birinci derecedeki ünitelerin basında Halk Eğitim Merkezler ve örgün öğretim kurumları gelmektedir. Aile eğitim programları her zaman H.E.M nin gündeminde olan, özellikle uluslar arası boyutuyla UNICEF ,AB, Birleşmiş Milletlerin teknik ve mali yardımıyla yürütülen ve bu programların çoğunda genel müdürlüğümüzün koordinasyon görevi üstelendiği aile eğitim programlarından Benim Ailem,0-6, 0-5 ve 6 yaş grubu çocukların ,anne ve babaların eğitimleri yeni dönemde çok daha önem arz etmektedir.Hükümet programında, özellikle çekirdek ailenin korunmasını ve buna ilişkin tedbirlerin alınması, eğitim boyutuyla bakanlığımız yüklenmiştir.
H.E.M yeni dönemde bu aile eğitim programlarının uygulamalarını ve denetimlerini yapmakla mükelleftir. Sizler, sosyal ortakların da zaman zaman bizimle yapmış olduğu protokoller kapsamında, okuma yazma kursları, aile eğitim programları, eğitici kadroyu ve uygulamaları yerinde görerek eksikleri düzeltici çalışmaları yapmalısınız. 1739 sayılı yasa ile verilen denetim, koordinasyon ve gözetim görevini üstlenin ve yerine getirin. Yine özellikle kurslar, kurs dışı etkinlikler ve seminerler olsun, paneller olsun, konferanslar olsun, bunlarla halkımızın, bilgilendirilmesine, aydınlatılmasına öncelik verelim.
Halk Eğitimi Merkezleri bütün sosyal etkinlikler içerisinde mutlaka bulunsunlar. Özellikle unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımızın korunması gerekiyor. Alan taramaları sonucu ortaya çıkan ihtiyaç ve isteği göz önüne alarak, el sanatlarımızın hem yaşatılması hem yaygınlaştırılması, hem de belirli bir kitlenin, tekrar altını çiziyorum, gelir getirici kurslara dönüştürerek ailelere gelir getirmesini esas alarak yaygınlaştırmamız gerekir. Ülkemizin bir çok yerinde bu gelir getirici kurslar çok düzenli olarak yürütülmektedir. Hem ailelere ekonomik bir katkı olarak yansıyor, hem bu kültürel zenginliğimiz, geçmişimizden gelen ve geleceğe mutlaka intikal etmesi gereken sanat eserlerimiz bu şekilde korunmuş oluyor.
Genel Müdürlük olarak. İlgili daire başkanları bu konuda sizleri bilgilendireceklerdir. HEM bütçe sistemi içerisinde, bütçenin kullanılması, verilen bütçenin belirli miktar dahilinde 3’er aylık dönemler halinde kullanılmasını isteyen Sayın Bakanımız da bu konuya hassasiyetle yaklaşıyor, üzerinde duruyor, verilen bütçenin kullanımını istiyor. Bu konuda hem bütçe sistemi içerisinde özellikle saymanlıklarla iş birliği yaparak bütçeyi kullanın. Kullanım teyit edilmediği takdirde belirli harcama kalemlerinde genel müdürlüğümüze yapılan talepler olumlu şekilde karşılanmıyor. Bu konuda özellikle çok daha dikkatli davranalım. Otomasyon sistemini mutlaka işlevsel hale getirmemiz lazım.Bu konuda sıkıntı varsa bu süre içerisinde bu sıkıntılarınızı burada bulunan Sayın Genel. Müdür Yardımcısına. ve daire başkanlarımıza iletirseniz, inanıyorum bu sıkıntıyı gidereceğiz ve özellikle ücretli usta öğreticilerin durumlarını SSK ve Maliye Bakanlığında yaptığımız görüşmelerle son aşamaya getirdik, olumlu görüş olarak onların mali konulardaki sıkıntılarını gidermeye çalışıyoruz. Bu sorunun çözümü içinde diğer bakanlıklarla birebir görüşmemiz devam ediyor.Ben bu görüşmelerin olumlu sonuçlanacağına şahsen inanıyorum, ücretli usta öğreticiler için hem mali konularda kendilerinin bu sıkıntıları da giderilmiş olur hem de çok rahat bir ortamda çalışmaları sağlanmış olur.
Değerli arkadaşlar sözü fazla uzatmak istemiyorum. Çıraklık ve Yaygın Eğitim ailesi olarak,ben birçok konuşmamda dile getiriyorum, biz bir aileyiz. Aile fertlerinin kendilerine düşen sorumlulukları vardır. İnanıyorum, birincisi bize yüklenen kurumsal sorumluluk, ikincisi T.C vatandaşı olarak bizim vicdani bir sorumluluğumuz vardır. Vicdani sorumluluğumuz da göz önüne alınarak, toplumun her katmanına hitap ederek, tekrar ediyorum ayaklarına gitmemiz, alan taraması yaparak talepleri, ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda kurslar düzenlememiz, sosyal ve kültürel etkinliklerde bulunmamız toplumu aydınlatmamız ve bilgilendirmemiz ve cehaletle, bilgisizlikle mücadele etmemiz yeni dönemde çok daha önem arz ediyor, birincisi bu. İkincisi, sizin resmi ve sözlü taleplerinize açık olduğumuzdur. Telefonla, bire bir görüşmek istediğiniz zaman sorunlarınızla birebir muhatap olacağımızı ifade etmek istiyorum. Merkez asla ve asla sizden ayrı değildir. Siz bizim taşradaki zaman zaman gözümüzsünüz zaman zaman da aklımız,vicdanımız, ayağımızsınız.
Ben bunu içtenlikle ifade etmek istiyorum. Biz bir bütünüz. Birbirimizi tamamlamamız lazım. Bu ülkenin birliği, dirliği, bu ülkenin uygar dünya içerisinde yerini almasının ana temelini tekrarlıyorum, eğitim,bilgi teknolojisi , bilgilendirme oluşturur. Artık ülkelerin zenginliği coğrafi zenginlikle ölçülmüyor.
Değerli arkadaşlarım! Ülkelerin zenginliği bilgi üretmesi ve satmasıyla ortaya çıkıyor. Dünyanın en zengin olan insanı fabrikaları olan insan değildir. Bill-Gates dünyanın en zenginidir. Dünyanın 35 ülkesinden daha fazla mali gelire sahiptir. Dünyanın en zenginlik kaynağı bilgidir.
Sayın Bakanımızın benim zihni dünyamda yer ettiği 3 K şifresi önemlidir. Dünya 3 K dönemlerini yaşamıştır. Kas dönemi güce dayalı, bedeni güce dayalı tarım toplumu. Kasa mekanik ve insan gücünün birleşmesiyle sahip olundu. Zenginliğin kasaya toplandığı 3 dönem kafa dönemi,beyin gücü, bilgi dönemi, bilgi toplumu. Biz bilgi toplumunu yakalamak zorundayız, biz bilgi üretmek mecburiyetindeyiz. Biz üretilen bilgiyi satmak, aktarmak, başkalarına vermek mecburiyetindeyiz. Biz bilgi ve teknoloji çağının nimetlerinden yararlanamazsak 3.dünya ülkesi olarak yerimizde sayarız.
Ben bu duygularla yeni dönemde büyük bir gayret, şevk ve idealle halk eğitim merkezi yöneticileri olarak, sosyal ortaklarımızla iş birliği içerisinde çalışarak çok daha iyi işlere imza atacağımıza inanıyorum ve güveniyorum. Bu duygularla hepinizi tekrar saygı ve sevgilerimle selamlıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
|